Doğuya ışık düşüren kitap: Şahnâme

Başlatan Tekyürek, 25 Ekim 2014, 18:24:35

« önceki - sonraki »

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Bu önemli eser, kendi alanında bir başyapıt olmakla kalmaz, gerek Osmanlı  sarayında, gerekse de halk arasında büyük rağbet gören bir türün yerleşmesine de  vesile olur.



Kemal Varol'un kitap kritiği

Her yazarın bir şaheser  yazma derdi vardır. Ama daha önemlisi bazı uluslar da bir şahesere ihtiyaç  duyarlar. Kıvanç duyulacak, ulusu bir arada tutma işlevi görecek, dahası ulusa  ortak bir amaç vaat edecek kurucu mitler bu açıdan işlevsel bir yön taşır.  

Bir ulusu derleyip toparlama, ihtişamlı bir geçmişten parlak bir gelecek  inşa etme amacıyla dolaşıma sokulan, Türklerin Oğuz Kağan, Göç Destanı, Türeyiş  destanları ile Sümerlerin Gılgamış, Britanyanlıların Kral Arthur, Finlilerin  Kalevela, Hintlilerin Ramayana gibi destanları bu türden bir işlev taşır.  

Bir kurucu mit örneği olan ve yazarı Firdevsî'nin otuz yılda kaleme aldığı  Şahnâme'nin kaynağı her ne kadar sözlü rivayetler olsa da, eser, Âvesta, Tevrat  ve Kur'ân-ı Kerim gibi dini metinleri örnek alır. Altmış bin beyitten oluşan  Şahnâme'yi diğer destanlardan ayıran en önemli fark da burada yatar kanımca. O  da tıpkı diğer destanlar gibi bir kurucu mit olmayı hedefler. Ama bir milletin  kahramanlık hikâyelerini yazıya geçirirken, sadece bu hikâyeleri nakletmekle  kalmaz. Dilini kutsal kitaplara yakın tutarak bir şaheser kitap olma iddiasında  da bulunur. Bu iddianın nedeni ise hiç şüphesiz eserin yazıldığı dönemdeki  İran'ın siyasal durumuyla alakalıdır.

İran'ın mitolojisi

Şahnâme X.  yüzyılda kaleme alındığı sırada, İran çok çeşitli toplumsal sorunlarla  sarmalanmıştır. İranlıların Bağdat halifelik yönetimi karşısında siyasi ve  kültürel olarak zorlandığı, Arapların yanı sıra, diğer komşularının da askerî  baskısı karşısında kötü günlerin yaşandığı bir dönemde İran'ın yardımına  Firdevsî yetişecektir. Milli duyguların canlanmasına ve güç birliğine ihtiyaç  duyulan bir zamanda kaleme alınan Şahnâme, unutulmaya yüz tutmuş bir tarihi ve  kıvanç duyulacak kahramanlık hikâyelerini yeniden hatırlatarak halkta milli bir  bilinç oluşturma çabasını taşır. İran'ın mitolojik tarihinin yazıya geçirildiği  Şahnâme, Sasani İran'ın kahramanlık çağını esas alır. Konumu tehlikede olan her  ulusun ister istemez başvurmak zorunda kaldığı kuruluş miti olarak seçilen bu  dönem gerçekten de İran'ın en parlak dönemidir. Bu parlak dönemden Samanilere  varana kadar İran tarihini yeniden yazmak gibi önemli bir çaba gösterilir kitap  boyunca. Yaşanılan zamanın yarattığı hayal kırıklıklarının telafisi uzak bir  geçmişin canlandırılmasında aranır. Bunda da çok büyük oranda başarılı olur  Firdevsî. Nitekim, Şahnâme'nin bir yerinde, yazımı otuz yıl süren bu kitabın  başarısını şu beyitlerle özetler şair: “Çok sıkıntı çektim bu otuz yılda /  Dirilttim İranlıyı ben bu Farsçayla”.

Yukarıda kısmen anlatılan görüşlere  dayanarak Şahnâme'yi bütün bütüne tarihî kahramanlık hikâyelerinin nakledildiği  bir kitap olarak örneklemek de yanlış olur. Şahnâme, aynı zamanda Farsçanın ne  kadar zengin bir dil olduğunu göstermesi bakımından da iyi bir örnektir.  Şahnâme'deki konuları belirli bir sıra dahilinde anlatan Firdevsî sık sık  çeşitli öğüt ve özlü sözlere başvurur. Eski İran edebiyatının bütün imkânlarını  deneyen şair, kitapta anlatılan olaylar kadar kitabın dilsel yapısına da büyük  önem verir. Bu bakımdan, Firdevsî'nin dirilttiği unsur en az İran tarihi kadar  Farsçadır da. Kitapta, eski İran efsane ve gelenekleri ile İran'ın İslamiyet'ten  önceki döneminde meydana gelen hemen hemen tüm önemli olaylar bir arada  sunulurken, aynı zamanda bu tarihsel olayların arka planındaki kültürel yapı da  benzersiz bir dil eşliğinde okura sunulur. Kitabın içeriği ihtişamdan payını  alırken, en az tarih kadar şairin dili de bu ihtişamdan faydalanır. Prof. Dr.  Nimet Yıldırım'ın kitaba yazdığı önsözde de belirttiği üzere, dil ve tarih kitap  boyunca bir birliktelik gösterir. Kronolojik bir sıra gözetilerek kaleme alınan  kitapta her padişaha bir bölüm ayrılarak, o devirde yaşanan olaylar bütün  teferruatlarıyla gözler önüne seriliyor. Üstelik sadece İranlılar değil,  Kürtlerden Türklere kadar birçok ulusun hikâyeleri de Şahnâme'de yer buluyor.  

Edebiyat tarihçileri tarafından bir destan olarak nitelendirilen Şahnâme'nin  içeriğinde göze çarpan bir diğer husus da kitaptaki masal havasıdır. İran  hükümdarları ve onların çevresinden seçilen kahramanların hikâyeleri çoğunlukla  bir masal edasıyla okura sunulur. Bu masal havasının yanı sıra eserin dikkat  çekici bir diğer özelliği de, mitolojik unsurların eserde sıklıkla kendine yer  bulmasıdır. Bu bireşim öylesine etki yaratır ki, Osmanlı'da “Şehnâmehan” adı  verilen ve Firdevsî'nin Şahnâme'sinden hareketle Farsça ve Arapça çevirilere  dayalı hikâyeler anlatan meddah tipindeki hikâyecilerin önemli bir yer tutmaya  başladığı görülür.

Osmanlı’da da rağbet gördü

Şahnâme, sahip olduğu bu  yapı itibarıyla Doğu'nun en çok atıfta bulunulan kitaplarından biridir.  Firdevsî'den önce de yazılmış olan birçok şahnâme bulunmasına rağmen, bu önemli  eser, kendi alanında bir başyapıt olmakla kalmaz, gerek Osmanlı sarayında,  gerekse de halk arasında büyük rağbet gören bir türün yerleşmesine de vesile  olur. Şahnâme’nin kahramanlarından esinlenme, Divan şiirinde daha yoğun olarak  hissedilmekle birlikte, halk edebiyatının destan, masal ve efsane gibi  türlerinde de yoğun anlamda bu kitabın izlerine rastlanır. Üstelik sadece klasik  dönemde de değil, modern edebiyatta da konularını Şahnâme'den alan pek çok  kitapla karşılaşırız. Orhan Pamuk ve İhsan Oktay Anar'ın pek çok romanı bu  durumun iyi birer örneği olarak gösterilebilir. Özellikle İhsan Oktay Anar'ın  Efrasiyab'ın Hikâyeleri adlı romanı, adından başlayarak birçok Şahnâme  hikâyesine göndermelerle örülüdür.

Doğu'nun bu büyük kitabı yıllardan sonra  ilk kez eksiksiz bir halde okuyucuların karşısına çıkıyor. Sadece geçmişe değil,  geleceğe de ışık düşürmek için.
Linkback: Doğuya ışık düşüren kitap: Şahnâme


  • Android version: Android 10
Linklerin Görülmesine İzin Verilmiyor. Uye ol Veya Giris yap
  • Gösterim 1,457 
  • Herşey Genel Paylaşım
  • 0 Yanıt





Paylaş delicious Paylaş digg Paylaş facebook Paylaş furl Paylaş linkedin Paylaş myspace Paylaş reddit Paylaş stumble Paylaş technorati Paylaş twitter Paylaş whatsapp

Yasal Uyarı

İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren Replikacep.com sitemizde 5651 sayılı kanunun 8. maddesine ve T.C.Knın 125. maddesine göre tüm üyelerimiz yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur.Replikacep.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetleri İletişim sayfamızdan bize bildirdikten en geç 3 (üç) iş günü içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek gereken işlemler yapılacak ve site yöneticilerimiz tarafından bilgi verilecektir.