Dünya'nın Hal-i Pür Melali - Tahsin Özmen
"-bunları söylerken kendinden utanır dilim-"
I.
Usta...!
Dünya nereden geldi...?
.
"Benim gibi...
Sıcak bir patlamadan doğdu derler"
II.
Usta....!
Nedir Dünya'nın rengi....?
.
"Biraz kahve rengi...çokça da kahpe rengi
Uzaydan mavi görünür dese de embesiller"
III.
Usta...!
Nasıl bir yerdir Dünya...?
.
"Bülbül yuvasına yarasa tohumu ekilir
Yeşil sevilmez...ağaca bıçak çekilir
.
Her şey şehvete hebadır
Varsa yoksa zevk-u sefadır
.
Bazılarının efendisi ayna
Bazılarının paradır
.
Yoksullara zırnık,
Hırsızlara, soysuzlara bin-bir yemişli arpalık
.
Sırtlara kamçı, boyunlara darağacı
Çokça zulüm, çokça zorbalıktır"
IV.
Usta...!
Kimin dünyasıdır bu Dünya...?
.
"-Yalanla-dolanla, hileyle-hurdayla,
hançerle, kılıçla, tankla, topla iktidarı gasp eden
-Zulümle-ölümle,
işkenceyle-korkuyla, copla halkı zapt eden
-Çocukları, gençleri,işçileri, emekçileri,
-Aş-iş, ekmek isteyenleri
-Hak-hukuk, özgürlük, demokrasi diyenleri
-Emirlere direnenleri, meydanlarda yürüyenleri
-Tankla, tüfekle, roketle, kimyasal gazla, bombayla,
asker dipçiğiyle, polis kurşunuyla canice katleden
-Aklını-izanını,
ahlâkını, vicdanını yitirmiş,
anlı şanlı kralların-kraliçelerin,hünkârların-şehzadelerin-sultanların
devletlû'lerin, muktedirlerin, suyun başını tutanların dünyasıdır bu Dünya-"
V.
Usta...!
Nasıl bilirsin Dünya'yı...?
.
"Çocuklarını beceren,
-ki ib.e olduğu yuvarlaklığından bellidir-
Yalanla besleyen,
-ki leylekler bir süre anne olarak bilinir-
Açlıkla terbiye eden,
-ki açlık Dünya'nın hiç sönmeyen ateşidir-
Güle bile diken veren
-ki bu Dünya'nın pipi beyinliliğinin işaretidir-"
VI.
Usta...!
Dünya'yı hangi efendiler kekler...?
.
"silah tüccarı...
eroin tüccarı...
kadın tüccarı...
insan tüccarı erkekler
.
Zalimi, zulmü,
Arsızı, hırsızı,
Yalanı, yılanı, talanı çok
Alçakların dünyasıdır bu Dünya
İplemez kimseyi in olmuş çakallara
bilmem halâ hangi yüzle döner"
VII.
Usta...!
.
Ölümlere ağıt yakmaktan,
Katledilenlerin çetelesini tutmaktan,
Petrol kuyuları için vuruşmaktan başka
Bu Dünya ne işe yarar...?
.
Kan sızıyor dört bir yanından
Söyle nasıl kapanır bu yaralar...?
.
Dünya'nın karanlık örtüsünü kaldırır mı Güneş...?
Umut diye yaksak,
Umut diye sarılsak
VIII.
Usta...!
.
İnsanlık...
Dünya üzerinden kudurmuş bir nehir gibi gelip geçiyor
Dalmış tükenişinin seyrine, sadece deli gibi yiyip içiyor
.
Oysa şekerin tadını,
baharın adını unutturdular
Anlamıyorum babalar hâlâ oğullarını...
nasıl oluyor da küçük generalim diye seviyor
Galiba yaşamak üç-beş beden büyük bana...
bazen bir beyaz kelebek olup,
göklere uçasım...
bu Dünya'dan kaçıp gidesim geliyor
.
Zira, Dünya kaptansız,
Dünya çürümüş, Dünya hasta
Denizler tuzlu ama balıklar yine de kokuyor
Ne olur söyle bana...! ! ! ! ! ! ! ! !
"Cennet Dedikleri Dünya" ne yana düşer Usta...?
...
..
.
1990
*tahsin özmen, bez bebekler de üşür, çatım&baskı yay, ank, 2006
Konu selma_ecer tarafından (13-03-2014 Saat 22:59 ) değiştirilmiştir.