Ormia ochrace diğer sinekler gibi antenlere, bileşik gözlere sahiptir.
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fwww.sizinti.com.tr%2Fimages%2Fkonular%2F306%2F05.jpg&hash=d75d9a000746f79af7781436e83c954880ba9dc2)
Ormia ochrace diğer sinekler gibi antenlere, bileşik gözlere sahiptir.
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fwww.sizinti.com.tr%2Fimages%2Fkonular%2F306%2F05.jpg&hash=d75d9a000746f79af7781436e83c954880ba9dc2)
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fwww.utsc.utoronto.ca%2F%257Eamason%2FImages%2FPics%2FOrmiaPic.jpg&hash=8138d0c377b0dbffde35ecbc118857b61c22d4d4)
Aman dikkat, sakın bu sineği ezmeyin! Bu küçük sineğe dünyanın en küçük ve en kabiliyetli kulağı bahşedilmiştir. Her zaman daha iyi işitme cihazları yapmak isteyen bilim adamları, bu sineğin kulağını ve nasıl işittiğini mercek altına almış bulunmaktadırlar.
Sineğimizin bilim câmiasındaki adı, "ormia ochracea"dır (kısaca ormia diyelim). Kuzey Amerika'da yaşayan ormia, evlerimizdeki benzerleri gibi aşırı duyarlı ayakları, antenleri ve bileşik gözleri olmasına rağmen, hiç de sıradan bir sinek değildir. Ormia, yavrularını cırcır böceği lârvalarının içine bırakır. Bu yüzden olsa gerektir ki, birçok ses çıkaran böcek arasından cırcır böceğinin sesini ayırt eder ve yavrularına yuva olacak avının yerini hassas bir şekilde belirler.
Bu böceği incelemeye on yılını vermiş olan Prof. Dr. Ron Hoy: "Sesin yerini tespitte insanın şampiyon olduğunu düşünürdük. Sinek ile insan arasındaki büyüklüğü göz önünde tutarsak, ormia sineği gerçek şampiyon!" demektedir.
Ormia, cırcır böceğinden küçük olmasına rağmen dişisini tavlamak için şakıyan cırcır böceğinin yerini tespit eder etmez, üzerine atılır. Ölümüne şakıyan cırcır böceği sineğin bıraktığı larvalar tarafından içi yenerek boşaltılır.
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fwww.news.utoronto.ca%2Fimages2%2Fsuperfly.jpg&hash=9afb3658ab8e835c9074b47bacf8c255b3d08369)
Şimdi, kulağımız sayesinde ses kaynağının yerinin nasıl tespit edildiğine bir göz atalım. Kulaklarımıza aynı kaynaktan gelen ses, beyne ayrı ayrı sinyaller halinde gider. İki ipucu ile sesin kaynağının yerini tespit edebiliriz: Birincisi, gelen sesin, iki kulağa farklı zamanlarda ulaşmasıdır. Biraz daha açarsak; iki kulak arasındaki mesafe yaklaşık 15-16 cm'dir. Tam yandan gelen ses, uzak olan kulağa diğerinden sadece saniyenin binde biri kadarlık bir süre sonra varır, ki saniyenin on milyonda biri kadarlık fark bile, yer tespiti için yeterlidir. İkinci ipucu ise, sesin yakınımızdayken daha yüksek şiddette, uzaklaştığında ise daha düşük desibelli olarak algılanmasıdır (yanımızdan hızla geçen ambulansın sesini hatırlayalım).
Ormia sineğinde ise, iki kulak arasındaki mesafe sadece yarım milimetre olup, sesin uzak kulağa ulaşma süresi farkı 50 nano-saniye kadardır (1 nano-saniye=saniyenin milyarda biri). Bu da bu sineklerin insandan neredeyse 1.000 kat kadar hassas bir kulağa sahip olduğunu göstermektedir.
Dr. Hoy: "Tabiattaki yaratıklardan öğreneceğimiz çok şey var. Ormia sineğinin kulağını örnek alarak, yöne duyarlı işitme cihazları için yeni bir mikrofon geliştirmek maksadıyla, silikon bir kulak modeli yapmaya çalışıyoruz." diyor. İnsanoğlu yıllarını mekaniğe ve elektroniğe verdiği halde, mükemmel cihazlar yapmak için yine mühendislikte eşi ve benzeri olmayan Yaratıcı'nın sanatını taklit etmektedir. Konuyla yakından alâkalı bulduğumuz bir âyette (Hac Suresi, 73-74) Cenab-ı Allah: "Ey insanlar, (size) bir örnek verildi şimdi onu dinleyin. Sizin Allah'ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bir araya gelseler dahi- gerçekten bir sinek dahi yaratamazlar. Onlar, Allah'ın kadrini hakkıyla takdir etmediler. Şüphesiz Allah, güç sahibidir, azizdir." buyurmaktadır. Bugünün en üstün teknolojisiyle, değil böyle bir sineği icat etmek, bu yaratılış mucizelerinin sahip olduğu bu mükemmel organların nasıl çalıştığını öğrenmek bile tam anlamıyla mümkün olamamaktadır. Hem de elde son derece maharetli cihazlar olduğuna inanılmasına rağmen.
Ormia Ses, sineğin kalbe benzeyen kulağında rüzgârda dalgalanan bayrak gibi inen çıkan dalgalar oluşturur (resimde görüntü sineğin kafası alınarak oluşturulmuştur).
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fwww.sizinti.com.tr%2Fimages%2Fkonular%2F306%2F07.jpg&hash=73931e80b9957a491d49950db78177bd9cbe132c)
Bu arada Dr. Hoy, normal işitme cihazlarının, insan sesini arka fondaki gürültüden süzmeden iletmesine karşılık, yeni geliştirilecek olan işitme cihazı ve mikrofonlar sayesinde arka fondaki sesin kısmen maskelenebileceğini (duyulabilirliğinin azaltılması) belirtmektedir.
Bizler insan sesine duyarlı olduğumuz gibi, ormia sineği de, cırcır böceği sesine daha duyarlıdır. Cırcır böceğinden oldukça küçük olan bu sinekler, özellikle bu böceği tercih ederler. Dişi cırcır böceği bulmak için şarkı söyleyip şakıyan erkek cırcır böceği, farkına varmadan ormia sineğini davet eder ve kendi sonunu hazırlar. Zira karnında yüzlerce lârva taşıyan dişi ormia sinekleri, erkek cırcır böceğinin şakımasıyla onun yerini tespit eder ve lârvalarını sırtına bırakır. Cırcır böceğinin içine kadar inen lârvalar böceğin iç organlarını yiyerek gelişir ve altı-on gün sonra dışarı çıkar. Cırcır böceği artık ölmüştür. Esasında bize korkunç gelen bu manzarada büyük bir hikmet vardır: Hem çoğalmak isteyen dişi cırcır böcekleri, hem de dişi ormialar sesi güzel olan erkek cırcır böceklerini seçerler. Sesleri o kadar güzel olmayan diğer erkek cırcır böceklerinin üreme şansları, ormiaların öldürücü seçimi sayesinde artar.
Burada anlatılan mekanizma, tabiatta üreme şansı zahiren düşük olan canlılara da yaşama ve neslini devam ettirme imkânının verildiğini göstermektedir. Dolayısıyla tabii seleksiyonun, "Sadece güçlüler yaşar ve zayıfların yaşama hakkı yoktur." şeklindeki iddiasının her zaman geçerli olmadığı görülmektedir.
Sineğin sesin kaynağına yönelmesinde benekli pinpon topu kullanılmaktadır. Hava akamı üzerinde duran top uüzerindeki sinek hangi yöne yürürse top o istikamette döner. Sesin kaynağına yönelip yürüdüğü için de top o tarafa doğru dönecektir ki, bönekler vasıtasıyla hareketin yönü kolayca takip edilir.
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fwww.sizinti.com.tr%2Fimages%2Fkonular%2F306%2F08.jpg&hash=42cb49d03e99f253ecef202aaae76147fa4dc7df)
Bu kadar hassas çalışan sinek kulağındaki mekanizma, insan kulağına göre farklılık arz eder. İnsanda iki kulak arasında hiç bağlantı bulunmazken, bu sineğin sağ kulağı ile sol kulağı arasında bir bağlantı bulunmaktadır. Meselâ ses sağ kulağa geldiğinde ve sağ kulaktaki kulak zarı titreştiğinde, bu bağlantı sayesinde sol kulakta da belli bir titreşme olur. Bir tarafta titreşimden dolayı basınç artarken, diğerinde aynı nispette azalma gözlenir. Bu ters senkronize basınç değişimi, böceğin beyni tarafından anında algılanıp mükemmel bir bilgisayardaki gibi yorumlanır. Bu karışık ama inanılmaz mekanizma sayesinde sinek sesin yönünü sadece iki derecelik hata ile tespit edebilir.
New York Devlet Üniversitesi'nden Dr. Miles, "Bu sinek mikrofonlara bakış açımıza yeni bir boyut getirdi." demekte, yeni yapılacak işitme cihazlarının kulağa monte edilebilecek kadar küçültülerek işitme engellilerin kullanabileceği âletlerden cep telefonlarına kadar birçok alanda kullanılabileceğini belirtmektedir.
Aman dikkat, sakın bu sineği ezmeyin! Bu küçük sineğe dünyanın en küçük ve en kabiliyetli kulağı bahşedilmiştir. Her zaman daha iyi işitme cihazları yapmak isteyen bilim adamları, bu sineğin kulağını ve nasıl işittiğini mercek altına almış bulunmaktadırlar.
Sineğimizin bilim câmiasındaki adı, "ormia ochracea"dır (kısaca ormia diyelim). Kuzey Amerika'da yaşayan ormia, evlerimizdeki benzerleri gibi aşırı duyarlı ayakları, antenleri ve bileşik gözleri olmasına rağmen, hiç de sıradan bir sinek değildir. Ormia, yavrularını cırcır böceği lârvalarının içine bırakır. Bu yüzden olsa gerektir ki, birçok ses çıkaran böcek arasından cırcır böceğinin sesini ayırt eder ve yavrularına yuva olacak avının yerini hassas bir şekilde belirler.
Bu böceği incelemeye on yılını vermiş olan Prof. Dr. Ron Hoy: "Sesin yerini tespitte insanın şampiyon olduğunu düşünürdük. Sinek ile insan arasındaki büyüklüğü göz önünde tutarsak, ormia sineği gerçek şampiyon!" demektedir.
Ormia, cırcır böceğinden küçük olmasına rağmen dişisini tavlamak için şakıyan cırcır böceğinin yerini tespit eder etmez, üzerine atılır. Ölümüne şakıyan cırcır böceği sineğin bıraktığı larvalar tarafından içi yenerek boşaltılır.
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fwww.news.utoronto.ca%2Fimages2%2Fsuperfly.jpg&hash=9afb3658ab8e835c9074b47bacf8c255b3d08369)
Şimdi, kulağımız sayesinde ses kaynağının yerinin nasıl tespit edildiğine bir göz atalım. Kulaklarımıza aynı kaynaktan gelen ses, beyne ayrı ayrı sinyaller halinde gider. İki ipucu ile sesin kaynağının yerini tespit edebiliriz: Birincisi, gelen sesin, iki kulağa farklı zamanlarda ulaşmasıdır. Biraz daha açarsak; iki kulak arasındaki mesafe yaklaşık 15-16 cm'dir. Tam yandan gelen ses, uzak olan kulağa diğerinden sadece saniyenin binde biri kadarlık bir süre sonra varır, ki saniyenin on milyonda biri kadarlık fark bile, yer tespiti için yeterlidir. İkinci ipucu ise, sesin yakınımızdayken daha yüksek şiddette, uzaklaştığında ise daha düşük desibelli olarak algılanmasıdır (yanımızdan hızla geçen ambulansın sesini hatırlayalım).
Ormia sineğinde ise, iki kulak arasındaki mesafe sadece yarım milimetre olup, sesin uzak kulağa ulaşma süresi farkı 50 nano-saniye kadardır (1 nano-saniye=saniyenin milyarda biri). Bu da bu sineklerin insandan neredeyse 1.000 kat kadar hassas bir kulağa sahip olduğunu göstermektedir.
Dr. Hoy: "Tabiattaki yaratıklardan öğreneceğimiz çok şey var. Ormia sineğinin kulağını örnek alarak, yöne duyarlı işitme cihazları için yeni bir mikrofon geliştirmek maksadıyla, silikon bir kulak modeli yapmaya çalışıyoruz." diyor. İnsanoğlu yıllarını mekaniğe ve elektroniğe verdiği halde, mükemmel cihazlar yapmak için yine mühendislikte eşi ve benzeri olmayan Yaratıcı'nın sanatını taklit etmektedir. Konuyla yakından alâkalı bulduğumuz bir âyette (Hac Suresi, 73-74) Cenab-ı Allah: "Ey insanlar, (size) bir örnek verildi şimdi onu dinleyin. Sizin Allah'ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bir araya gelseler dahi- gerçekten bir sinek dahi yaratamazlar. Onlar, Allah'ın kadrini hakkıyla takdir etmediler. Şüphesiz Allah, güç sahibidir, azizdir." buyurmaktadır. Bugünün en üstün teknolojisiyle, değil böyle bir sineği icat etmek, bu yaratılış mucizelerinin sahip olduğu bu mükemmel organların nasıl çalıştığını öğrenmek bile tam anlamıyla mümkün olamamaktadır. Hem de elde son derece maharetli cihazlar olduğuna inanılmasına rağmen.
Ormia Ses, sineğin kalbe benzeyen kulağında rüzgârda dalgalanan bayrak gibi inen çıkan dalgalar oluşturur (resimde görüntü sineğin kafası alınarak oluşturulmuştur).
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fwww.sizinti.com.tr%2Fimages%2Fkonular%2F306%2F07.jpg&hash=73931e80b9957a491d49950db78177bd9cbe132c)
Bu arada Dr. Hoy, normal işitme cihazlarının, insan sesini arka fondaki gürültüden süzmeden iletmesine karşılık, yeni geliştirilecek olan işitme cihazı ve mikrofonlar sayesinde arka fondaki sesin kısmen maskelenebileceğini (duyulabilirliğinin azaltılması) belirtmektedir.
Bizler insan sesine duyarlı olduğumuz gibi, ormia sineği de, cırcır böceği sesine daha duyarlıdır. Cırcır böceğinden oldukça küçük olan bu sinekler, özellikle bu böceği tercih ederler. Dişi cırcır böceği bulmak için şarkı söyleyip şakıyan erkek cırcır böceği, farkına varmadan ormia sineğini davet eder ve kendi sonunu hazırlar. Zira karnında yüzlerce lârva taşıyan dişi ormia sinekleri, erkek cırcır böceğinin şakımasıyla onun yerini tespit eder ve lârvalarını sırtına bırakır. Cırcır böceğinin içine kadar inen lârvalar böceğin iç organlarını yiyerek gelişir ve altı-on gün sonra dışarı çıkar. Cırcır böceği artık ölmüştür. Esasında bize korkunç gelen bu manzarada büyük bir hikmet vardır: Hem çoğalmak isteyen dişi cırcır böcekleri, hem de dişi ormialar sesi güzel olan erkek cırcır böceklerini seçerler. Sesleri o kadar güzel olmayan diğer erkek cırcır böceklerinin üreme şansları, ormiaların öldürücü seçimi sayesinde artar.
Burada anlatılan mekanizma, tabiatta üreme şansı zahiren düşük olan canlılara da yaşama ve neslini devam ettirme imkânının verildiğini göstermektedir. Dolayısıyla tabii seleksiyonun, "Sadece güçlüler yaşar ve zayıfların yaşama hakkı yoktur." şeklindeki iddiasının her zaman geçerli olmadığı görülmektedir.
Sineğin sesin kaynağına yönelmesinde benekli pinpon topu kullanılmaktadır. Hava akamı üzerinde duran top uüzerindeki sinek hangi yöne yürürse top o istikamette döner. Sesin kaynağına yönelip yürüdüğü için de top o tarafa doğru dönecektir ki, bönekler vasıtasıyla hareketin yönü kolayca takip edilir.
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fwww.sizinti.com.tr%2Fimages%2Fkonular%2F306%2F08.jpg&hash=42cb49d03e99f253ecef202aaae76147fa4dc7df)
Bu kadar hassas çalışan sinek kulağındaki mekanizma, insan kulağına göre farklılık arz eder. İnsanda iki kulak arasında hiç bağlantı bulunmazken, bu sineğin sağ kulağı ile sol kulağı arasında bir bağlantı bulunmaktadır. Meselâ ses sağ kulağa geldiğinde ve sağ kulaktaki kulak zarı titreştiğinde, bu bağlantı sayesinde sol kulakta da belli bir titreşme olur. Bir tarafta titreşimden dolayı basınç artarken, diğerinde aynı nispette azalma gözlenir. Bu ters senkronize basınç değişimi, böceğin beyni tarafından anında algılanıp mükemmel bir bilgisayardaki gibi yorumlanır. Bu karışık ama inanılmaz mekanizma sayesinde sinek sesin yönünü sadece iki derecelik hata ile tespit edebilir.
New York Devlet Üniversitesi'nden Dr. Miles, "Bu sinek mikrofonlara bakış açımıza yeni bir boyut getirdi." demekte, yeni yapılacak işitme cihazlarının kulağa monte edilebilecek kadar küçültülerek işitme engellilerin kullanabileceği âletlerden cep telefonlarına kadar birçok alanda kullanılabileceğini belirtmektedir.