(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Evlilik, Nebi ve Resûllerin bir sünnetidir. Yüce Allah: “Andolsunki biz senden önce peygamberler göndermiş, onlara da eşler ve evlatlar vermişizdir.†(er-Ra’d, 13/38) diye buyurmaktadır. Evlilik aynı zamanda yüce Allah’ın şu emrine uyarak mü’minlerin de izledikleri bir yoldur: “İçinizden evli olmayanları köle ve cariyelerinizden de salih olanları evlendirin eğer onlar fakir iseler Allah onları lütfu ile zengin kılar. Allah rızık ve lutfu bol olandır, her şeyi çok iyi bilendir. Nikah için imkan bulamayanlar da Allah lütfundan kendilerine zenginlik verinceye kadar iffetlerini korusunlar.†(en-Nur, 24/32-33)
İşte bu, şanı yüce Allah’ın velâyetleri altında bulunan evli olmayan erkek ve kadınları nikâhlayarak evlendirmelerini emretmektedir. Hayasızlıktan korunmak ve iffetlerini sürdürmek için bizzat kendilerinin nikahlanmalarına dair bu emrin onlara da yönelik olması ise öncelikle söz konusudur. Diğer taraftan evlilik, Allah Rasûlünün emrine de uymanın bir gereğidir. İbn Mesud radıyallahu anh’ın rivayetine göre Resûlullah sallallahu aleyhi vesellem şöyle buyurmuştur:
“Ey gençler topluluğu, aranızdan evlenmeye gücü yetenler evleniversin. Çünkü o, gözü haramdan daha iyi korur; insanın mahrem yerini daha güzel muhafaza eder. Kim de evlenmeye güç yetiremiyorsa oruç tutmaya baksın. Çünkü o (şehveti) keser.â€
Hadis, Buhari ve Müslim tarafından rivayet edilmiştir.Bu anlamdaki hadisler pek çoktur.
Yüce Allah’ın iyi kullarının yaptıkları dualar arasında şu da vardır:
“Ve onlar ki: Rabbimiz, eş ve çocuklarımızdan bize gözlerimizin aydınlığı olacak salih kimseler ver; bizi takva sahiplerine önder yap, derler†(el-Furkan, 25/74)
Bundan dolayı Peygamber sallallahu aleyhi vesellem geceleyin namaz kılmak, gündüzün oruç tutmak için evlenmek istemeyen kimselere tepki göstererek şöyle buyurmuştur:
“Bana gelince Allah’a yemin ederim ben aranızda Allah’tan en çok korku duyan ve aranızda en takvalı olanım. Bununla berbaber oruç tuttuğum günler de olur; tutmadığım günler de olur. Namaz kıldığım da olur, uyuduğum da olur. Hanımlarla da evlenirim. Benim sünnetimden kim yüz çevirirse benden değildir.†Hadis, Buhari ve Müslim tarafından rivayet edilmiştir.
Evlenmek, erkek ve dişi türlerinde fıtrî olarak bulunan evlenme ihtiyacının, temiz ve semereli bir yoldan karşılanmasıdır.İşte bu ve benzeri hususlar dolayısıyla müslümanlar evliliğin meşruiyeti konusunda ihtilâf etmemişler, kendisinin günaha düşeceğinden hayasızlık işleyeceğinden korkan kimse hakkında da asıl hükmün vacib olduğunu kabul etmişlerdir. Özellikle dine bağlılık zayıf ve harekete getiren şartlar çok ise. Çünkü kul kendi iffetini korumak ve kendisini haramdan kurtarmakla yükümlüdür. Bunun yolu da evliliktir.
Bundan dolayı ilim adamları evlenecek kimsenin evlenmesi ile sünneti yerine getirmeyi, din ve iffetini korumayı niyet ederek evlenmesini müstehab kabul etmişlerdir. Bundan dolayı şanı yüce Allah, evlenmek isteyen kadını evlenmekten alıkoymayı yasaklayarak şöyle buyurmuştur: “Artık o kadınların kocalarıyla nikâhlanmalarına engel olmayınız.†(el-Bakara, 2/232) Bundan dolayı şanı yüce Allah evliliğin büyük bir müessese olduğuna dikkat çekmiş ve: “Ve onlar sizden kuvvetli bir söz almışken†(en-Nisa, 4/21) buyruğunda, ondan “Kuvvetli bir söz†diye söz etmiştir.