(adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});
Nişanlılık döneminde dini nikâh yapıldıktan sonra tenha yerlerde gezip dolaşmanın, telefonla konuşmanın İslâm’daki takva boyutunu açıklar mısınız? (Rumuz: Remziye)
Meselenin fetva boyutu tamamlanmış, arada hiçbir yabancılık kalmamış, artık birer karı kocasınız, aile birlikteliği kurmuşsunuz.
Bu süreç içinde nasıl hareket ederseniz edin ne bir günaha ve harama girmiş olursunuz ne de sizi ALLAH hesaba, sorguya çeker?
Çünkü “nikâh†demek, birbirine nâmahrem olan erkekle kadının artık birbirlerine helal olmalarıdır. Bundan sonra açık bir yerde gezer dolaşırlar, tenha ve gizli bir yerde oturup kalkarlar.
Zaten nikâh da ilk baştan bunun için yapılmış, bu amaçla kıyılmıştır.
Ama dünyanın bin türlü hali vardır, hayat inişli çıkışlıdır, bugün birbirinizi seversiniz, anlaşırsınız, fakat yarın, düğün öncesinde, resmi nikâh işlemi yapılmadan bir problem çıkarsa ne yapacaksınız?
Diyelim ki, problemi aşamadınız, anlaşmayı sağlayamadınız, evliliği yürütemeyeceğiniz ortaya çıktı, ayrılmaktan başka çareniz kalmadı.
Siz hanım olarak boşanmak istiyorsunuz fakat erkek tarafı ayrılmaya yanaşmıyor. Ne kadar zorda kalırsınız, değil mi?
Bunun için dini nikâh da kıyılmış olsa, resmi işlemler yapılmadan, düğün merasimi bitmeden, gelinliğinizi giymeden mesafeli durmanızda, “dinen evli de olsanız†dikkatli hareket etmenizde faydalar vardır.
Bu meselenin “takva boyutu†değil, saadet ve huzur boyutudur, akıl ve mantık ölçüsünü korumaktır, ihtiyatlı ve dikkatli davranmaktır.
Bize gelen sorular arasında bu konu çok sık gündeme geliyor. Evlilik öncesi sıkıntıların birçoğu bu meseleden kaynaklanıyor. Tarafların mağduriyetlerine bu tür konular sebep oluyor. Onun için hem dini nikâhı hem de resmi işlemleri birlikte yapmak daha akıllıca oluyor.
Mehmed Paksu
[/i]