Android Telefon Yazılım Rom Destek Teknoloji Sitesi

Genel Bölüm => Herşey Genel Paylaşım => Konuyu başlatan: Tekyürek - 25 Ekim 2014, 17:42:51

Başlık: Atatürk'ün Hastalığı ve Bir Anısı
Gönderen: Tekyürek - 25 Ekim 2014, 17:42:51
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fimg85.imageshack.us%2Fimg85%2F9279%2Fatah.jpg&hash=8cf54ceda122b0840df76375a13e4a72cb4c74c2) (http://img85.imageshack.us/i/atah.jpg/)





 Gönlü Kalmasın,



  Selim Aru anlatıyor:

 



 27 Ekim. Nöbetçiyim. Saraya öğleden sonra Hasan Rıza  Bey geldi,

 

-"Hatay'dan bir haber var mı soruver" dedi.  Biliyorsunuz Hatay'ı gayet yakından takip ediyor, o haliyle.

 

-"Hayır, bir şey yok  henüz efendim" dedi...

 

 Akşam  Atatürk'ün odasının kapısı açık. Celal Bey  ayakta, Atatürk şezlonga  uzanmış, yanındaki koltukta Salih Bozok oturuyor. Ben  içeriye girdim,  denizin üstünde bir vaveyla (çığlık) koptu. Atatürk birden  irkildi ve  pencereye doğru gitmek istedi. Salih Bey ve Celal Bey koluna  girdiler,  pencereye götürdüler. Kuleli talebeleri, bütün mektep, bir vapur   tutmuşlar, Atatürk'ün  Cumhuriyet Bayramını kutlamaya gelmişler. Atatürk  eliyle  camı sildi, sonra yaklaşarak ince sesi ile,

 

 -"Sen ne büyük milletsin" dedi.



 Tekrar şezlonga getirdiler, oturdular... Celal  Bey'le çıkıyoruz, seslendi.

 

 -"Celal Bey, geçen defa Mim Kemal Bey suyu alırken  benim canım yandı, ne yapsak acaba?" dedi. Celal Bey de,

 

 -"İzin verirseniz bu defa Mehmet Kamil Bey alsın "  dedi.

 

 -"Ya, öylemi yapalım, iyi olur" dedi. Çıkıyoruz,  kapıdan yine seslendi:

 

  -"Vazgeç, yine Mim Kemal Bey alsın, gönlü  kalmasın."

 

Kendi canının acıması pahasına başkasının kalbini  acıtmamak endişesi.



 



Selim Aru
1936-38 yıllarında köşkte ikinci katip  olarak çalışmış, 1986 'da vefat etmiştir.

 

 

Kaynak
:Atatürk'le Yaşadıklarını Anlattılar, Nazmi  Kal, Bilgi Yayınevi, Kasım 2001. ISBN: 975-494-949-2, Sayfa: 21-22

EhPortal 1.39.6 © 2026, WebDev
mekan bizim almanya chat sohbet cinsel sohbet sohbet mobil sohbet dini chat