Doğu Anadolu’da Lezzet Keşfi
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fimg202.imageshack.us%2Fimg202%2F9733%2Fvan02v.jpg&hash=8a5b8aa42e491c5d11b248e4c285c2561721d65d)
Göl… Van Gölü… Kimi yerde türkuvaz, kimi yerde mavi, kimi yerde yosun yeşili, bulutların gölgesinde lacivert... Çevresinde yaşayanların bu koca göle deniz demeleri boşuna değil.
Van Gölü’nün çevresi göze olduğu kadar damağa da hitap ediyor. Neredeyse her ilçenin özel bir yemeği var. Doğu insanı et yemeden doymadığı için mutfaklarda ağırlık etli yemeklerde. Yörede yetişen hayvanlar bin bir ot ve çiçekle beslendiği için etleri de bir o kadar lezzetli oluyor.
Edremit’ten Van’a Kıyı Durakları
Van’a en yakın ilçelerden Edremit, boz dağların eteğinde bir vaha gibi görünüyordu. Evler yaprakları sararıp kızaran kavak, söğüt, karaağaç, dişbudak, ceviz, armut ağaçlarının arasına saklanmış, görünmez olmuşlardı. İlçenin geçmişi İÖ 900 yıllarına kadar uzanıyor. Antik dönemdeki adı Artemid.
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fimg707.imageshack.us%2Fimg707%2F7981%2F92062996.jpg&hash=4bd5c415e05a15f919dd0ece56d0780f3e5c17dc)Van’ın en yeşil ilçesi Edremit’te, önce haşlanıp sonra ızgara üzerinde pişirilen
kaburgaların lezzeti dillere destan.[/i]
Oldukça büyük bir bahçenin içinde yer alan Anatolia Kaburga Evi, yörenin en lezzetli lokantalarından biri. Burada önceden haşlanan kuzu kaburgaları, odun ateşinin üstünde kızartıldıktan sonra servis ediliyor. Yanında da bol domates, soğan, maydanoz ve pul biberle yapılan çok lezzetli bir salata sunuluyor. Eğer et ile aranız iyi değilse közde tavuk da yiyebilirsiniz.
Edremit’ten sonra solunuza Ardos veya bugünkü adıyla Çadır Dağı’nı (3 bin 535 metre), sağınıza gölü alıp Gevaşâ€™a doğru yol alın. Önce Karakoyunlu Prensesi Halime Hatun’un kümbetini ziyaret edin.
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fimg36.imageshack.us%2Fimg36%2F6369%2Fadszranj.jpg&hash=854f4dd54978018372077a89fe272bcb5a351fee)
Kümbetin merdivenlerine oturup, prensesin silüetini hayal edebilirsiniz. Masal diyarında yaşadığına göre, bir masal prensesi kadar güzel miydi? Piramit çatılı, 12 kenarlı kümbetteki yazıtta 1358 tarihi göze çarpıyordu. Aynı yazıtta adı geçen Türkmen Emiri Abdül Melik İzzeddin, prensesin acaba nesi oluyordu. Biricik babası mı, yoksa canı kadar sevdiği kocası mı? Bu kısa geziden sonra ister istemez açıkmışsınızdır.
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fimg585.imageshack.us%2Fimg585%2F9213%2F43405853.jpg&hash=c461684ad3e1ab99d5cfd200c69fd6f53fd4710c)
Sadece Van Gölü’nün sodalı sularında yaşayan incili kefali,
Gevaşâ€™ta göl kıyısındaki restoranların gözde yiyeceği.
Kimi ızgara, kimi kiremitte, kimi fırında yapılan özel kefallere turistler büyük ilgi gösteriyor.[/i]
Gölün hemen kıyısındaki Grand Deniz Restoran, zengin mönüsü ve muhteşem manzarası ile çevrenin en rağbet edilen lezzet duraklarından biri. Burada inci kefalini yemenizi tavsiye edilir. Bu balık dünyada bir tek Van Gölü’nde yetişiyor. İnci kefali ya ekmek tandırının kızgın duvarlarına yapıştırılarak pişiriliyor, ya yağda kızartılıyor ya da ızgarası yapılıyor. Hangisini canınız çekerse onu ısmarlayın. Çünkü hepsi birbirinden lezzetli.
Karayolları, gölün çevresine dört şeritli bir otoyol yapmış. Gevaşâ€™tan sonraki durak Tatvan tarihi kalıntılar bakımından yörenin en fakir ilçesiydi. John Freely’nin “Türkiye Uygarlıklar Rehberiâ€ne göre, ilçe esasen beş kilometre daha kuzeyde kurulmuştu. Eskitatvan denilen bu yerleşimde, bir Urartu kalesi ve bir de ortaçağ Ermeni kalesinin harabeleri bulunuyordu. Bu ilçede kayda değer tarihi bir eser yok ama birbirinden lezzetli yemekler var. İlçenin merkezindeki Kaşıbeyaz Kebap Salonu lezzetli kebaplarıyla meşhur. Kebap sevmeyenler için pide çeşitleri de var. Kaşıbeyaz’ın en meşhur yemeği Tatvan kebabı. Yapılması zahmetli bu kebap damakta unutulmaz tatlar bırakıyor.
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fimg225.imageshack.us%2Fimg225%2F8004%2Fcatsqw.jpg&hash=13b4ee171912af15965e9519142eb74bc1eb5422)
Tatvan’dan sonra gölü çevreleyen yoldan ayrılıp, Bitlis’e doğru yol alın. Niyet “büryan†ziyafeti çekmek
Bitlis siyah bazalt taşlardan yapılmış tek katlı evleri, camileri, tepedeki ortaçağ kalesi ile dört nehrin oluşturduğu derin vadilerde kurulmuş, sırtını yüce dağlara yaslamış resim gibi bir şehir. Bitlis’te göze çarpan ilk tarihi eser Bitlis Kalesi. Kaleden sonra şehrin en önemli tarihi eseri Ulu Cami’nin ne zaman inşa edildiği ise bilinmiyor. Bitlisliler, 1150’de restore edilen bu caminin Anadolu’daki en eski Selçuklu camilerinden biri olmasıyla övünüyorlar. Şehrin tarihi eserleri kadar ünlüsü, büryan kebabı. Kuyuyu andıran fırının içinde, hava almadan uzun süre pişen etin tadına doyum olmuyor. Bitlis’te bu kebabın en lezzetlisi Azmi Usta’nın yerinde hazırlanıyor.
Büryan ziyafetinden sonra gerisin geri dönüp Van Gölü’ne doğru yol almaya başlayın. Ahlat’a doğru gidiyorsunuz.
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fimg534.imageshack.us%2Fimg534%2F1050%2F79738030.jpg&hash=e770d37cb6f09713f6062f097ed82c2b0906fcf6)
Van Gölü kıyısındaki en güzel ilçelerden biri olan [/i]
Ahlat’ın lokantalarında pişen susuz kavurmanın lezzeti damak çatlatacak cinsten.
Ahlat, Anadolu’ya giren bütün istilacıların paylaşamadıkları bir yerdi. Eyyubiler, Harzemşahlar, Selçuklular, Moğollar, Gürcüler, Akkoyunlular, Karakoyunlular, Persler ve Osmanlılar tarafından işgal edilen Ahlat, Anadolu’nun uzak bir köşesinde unutulan bir ilçeye dönüşmüştü artık. Lezzetli patatesleriyle ünlü Ahlat’ın mutfağı çok zengin ama bu lezzetli yemekleri bulabileceğiniz adreslerin sayısı pek fazla değil. Van Gölü Restoran ilçenin en güvenilir lezzet duraklarından biri. Burada kavurma yemeniz önerilir.
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fimg808.imageshack.us%2Fimg808%2F5401%2Fadilcevaz3.jpg&hash=424596936d1bf290c54f5de364355d6e6c4ae910)
Yolunuzun üstünde Urartu’nun eski başkenti Adilcevaz var. Ceviz diyarı Adilcevaz, sırtını Türkiye’nin üçüncü büyük dağı Süphan’a dayamış. Adilcevaz’ın ünlü ceviz reçelinden bir kavanoz alıp yola devam edin. Gölün kıyısından kıvrım kıvrım kıvrılan kimsesiz yolda az gidin, uz gidin sonunda Ercişâ€™e ulaşın. İlçenin neden gölün kıyısında değil de üç kilometre içeride kurulduğunu merak edipte soruşturursanız eğer, aldığınız cevabın ilginçliğine şaşırmayın.
Göl bundan bir asır önce aniden yükselmiş, kıyıdaki kasabayı yutuvermişti. Bu afetten kurtulanlar 1838’te Ercişâ€™i şimdiki yerinde kurmuşlardı. Ercişâ€™i sevmek için, ona bir tepeden bakmak gerektiğini de öğreneceksiniz. Çünkü o zaman ilçe tüm yeşilini, ağacını ortaya seriyor, pırıl pırıl parlayan çinko damlı evleriyle güzelliğini cömertçe sergiliyordu.
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fimg534.imageshack.us%2Fimg534%2F4729%2F31181390.jpg&hash=a0616e281a5e49b5fc1078528521b1e5581ebed4)
Erciş deyince akla önce kavurma, sonra kurufasulye geliyor. [/i]
Tabii iki yemeğin yanına da tereyağlı pilav yakışır.
Otantik Ev Yemekleri lokantasında yöre yemeklerinden örnekler bulabilirsiniz. Yahni köftesini önerilir. Ercişâ€™e kadar gitmişken Mutlaka Ali Usta’ya gidip ünlü kurufasulyenin tadına da bakmak gerekir.
Urartu’nun başkentiyken adı Tuşba olan Van’a vardığınızda güneş Süphan’ın arkasına saklanır, göl akşama hazırlanmaya başlar. Mavi suların üstündeki kızıl yansımalar, turuncu tonlu bulutlar, morarmaya başlayan dağlar, göl çevresinde yaşayanları yeni bir masalın içine doğru çeker. Sizlere de bütün gece bu masalın içinde dolaşıp durmak düşer.
(https://www.replikacep.com/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fimg850.imageshack.us%2Fimg850%2F4192%2F35411566.jpg&hash=e9145183b018c3c2b28e92f8071bf8d37541ebb5)
Van, sabah kahvaltılarıyla da ünlü.
Masanın üstüne konan onlarca yiyecek insanın aklını başından alır.
Sabah erkenden gözünüzün çapağı ile soluğu Sütçü Fevzi’de alırsanız. Kahvaltı masasında bir kuş sütü eksiktir. Bir tabaktan diğerine hamle yaparken, Van’ın ünlü kahvaltısının tadını çıkardım. Sonra kentin güneyinde yükselen akropol kayasının zirvesini kaplayan kaleye gidin. Kaleden sonra Van’ın cıvıl cıvıl sokaklarını gezerken, kulakları duymayan dünya güzeli kedilerini sevmeyi de ihmal etmeyin. Gölün çevresindeki gezimi noktalarken; Kazım Karabekir Caddesi’ndeki Aşiyan Ev Yemekleri lokantasında yöre yemeklerinin tadına da bakabilirsiniz. Size burada Kürt köftesini önerirler. Milli Egemenlik Caddesi’ndeki Omca Lokantası’nda da Van’ın ünlü yemeği “keledoşâ€la tanışabilirsiniz.