Soğuk havada ılık bir rüzgâr yanaklarımda
Aşk dökülüyor kurumuş dudaklarımda
Aşk adamı demesin kimse bana
Aşkın ta kendisiyim ben aslında
Dilencilik sokağında ağlayan gözler
Yaranabilmek için boşa söylenen sözler
Bu şehir hıçkırıkların sesiyle inler
Kanımın rengiyle yazılır asıl şiirler
Tükenen gözyaşlarımı kan yağmuru devraldı
Acıdan yanan gözlerim daha da acıdı
Gelmedi hiçbir zaman yardıma bir kurtarıcı
Bir Allah’ın kulu çıkmadı yapmam gerekeni anlatıcı
Günün birinde ise bir prenses ufukta göründü
Tacı olarak başında papatyalar örülü
Geldi yanıma ve halime üzülerek güldü
O an benliğim tek sözle tarihe gömüldü
Mutluluk dolu ahvali pek de neşeli
Ki bilinmez sebebi içi çok gizli
Vardır bunun da bir hikmeti, görülmeyişi
Yeter bize Allah’ın rahmeti yalan gerisi
Tekrar iki canın mürekkebi aktı kâğıda
İki kan kardeşi gülmekte bu hayata
İki masum çocuk dimdik ayakta
İki uzak şehirden birbirlerine haykırmakta…